BİZ DAHA İYİSİNİ YAPANA KADAR EN İYİSİ BU =)
 
AnasayfaTakvimAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bir ülkücünün bilmesi gerekenler!!!

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
DErman

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 126
Yaş : 26
Nerden : eskişehir
İş/Hobiler : öğrencilikten başka bi bok yemiyom:D
Lakap : Sölersem aşkım beni öldürür:D
Kayıt tarihi : 03/10/08

MesajKonu: Bir ülkücünün bilmesi gerekenler!!!   Cuma Ekim 03 2008, 19:41

Milliyetçilik, Ulusalcılık , Irkçılık?!!!
Ermeni asıllı Türk vatandaşı Hirant Dink'in hunharca bir siyasi cinayete kurban gitmesi sonucu başlayan ve bitmek bilmeyen milliyetçilik, ulusalcılık ve ırkçılık tartışmaları muhatapları arasında karşılıklı bir duygudaşlık ve sempati ilişkisi doğurması mümkün olmasa da ufuk açıcı sonuçlar vereceği aşikârdır.


Hirant Dink suikastı sonrası ülkemiz aydınlarının tespit ettikleri "yükselen milliyetçilik" dalgası ve buna bağlı olarak mantar gibi ülkenin dört bir yanında ortaya çıkartılan paramiliter ulusalcı örgütlerin arka planında milliyetçi dürtüler mi etkili oluyor? Tartışmanın muhataplarının ortak kanaati bu yönde. Medyada yer alan tartışmaları izlerken bugün ülkemizde ortaya çıkan ve daha Türkçe olduğu için mi yoksa daha Batı formlarında bir kavram olduğu için mi tercih edildiği kendilerince de açıklanmayan ulusalcılık akımı ile geleneksel Türk milliyetçiliği hareketi arasındaki doku ve felsefi köken farklılığına çok az aydının üstünkörü değindiğine şahit oldum.
Marksist gelenekten gelen bugünün liberal solcuları öteden beri Türk milliyetçiliği hareketini ırkçılık ve faşizmle özdeşleştiren klasik duruşlarını eskiden farklı olarak daha soğukkanlılıkla dile getirmeye çalışsalar bile son tahlilde önyargılarına yenik düşerek geleneksel perspektiflerinden kurtulamamışlardır.
Bu bağlamda yükselen milliyetçilik ve onun bir parametresi olarak görülen ırkçılığın de yükseldiğini İlteriş, Budun ve Kuvai Milliye gibi isimler altında faaliyet gösteren dernekler ve bunların yayın organlarında ki görüşlerini gazete sayfalarına TV ekranlarına taşı***** ispata giriştiler. Bu kesim ırkçılığın MHP, BBP gibi partiler ile Ülkü Ocakları gibi gençlik teşkilatlarının içinden çıkan ve bunların daha paramiliter/radikal yansımaları olduğunu ima etmeyi sürdürdüler. Oysa Tükiye'de Che Cuevra, Nazim Hikmet ve Deniz Gezmiş gibi komünist solun mitolojik/romantik "kahramanlarını" kendilerine bayrak yapmış sol grupların geleneksel Türk milliyetçiliği akımının içinde değerlendirilecek örgüt parti yada kişilerin görüşlerinin fersah fersah ötesinde sosyal Darwinist ırkçı görüşleri pervasızca savundukları gerçeğini görmezden geldiler. İşin enteresan tarafı liberal sol "radikal" bir gazetemiz Türkiyede'ki ırkçı örgütleri sayarken, Hirant Dink'in öldürülmesini "bu cinayeti Kürt İslamcılar yaptı. Ama sonuçta bir Türk ve Türkiye düşmanı öldüğü için biz hiç üzülmedik" diye dergilerinde dile getiren Türk Solu örgütünden söz etmedi! Oysa bu derginin önceki sayılarında birer Kürt yemeği olarak saydığı kebap, lahmacunun Türkler tarafından yenilmemesi, Kürt doğurganlığının önüne geçilmesi gerektiği, bağlamanın yaygınlaşmasının Kürtleşmeye sebep olduğu ve buna da Alevilerin yol açtığı, 12 Eylülden önce MHP ve Ülkücülerin Türk ırkından olanları katlettiği bugün bu misyonu ise PKK'nın üstlendiği, şeklinde akıldışı ve cinnet halini gösteren ırkçı hezeyanlara yer verilmiştir. Bu dergi Doğu Perincek'in öncü gençlik ekibinden kopan bir kesim tarafından çıkarılmaktadır. Ancak derginin yazı kadrosu arasında son derece tanıdık ve geçmişte çok etkili olmuş bazı şahsiyetler vardır. Mesela eski Anayasa mahkemesi başkanı Yekta Güngör Özden Türk solu adlı ırkçı derginin daimi yazar kadrosundadır. Yine nu resimler yapmakla meşhur laikçi kabadayısı Bedri Baykam'da bu dergide yazmaktadır. Son olarak ise kafayı yediği her halinden belli olan ve daha önce PKK'yı desteklemekten ve Kürtçülükten mahkûm olmuş sanatçı İlyas Salman bu ekibe katıldı! Kadro mükemmel yanı! Derginin kurucusu Gökçe Fırat geleceğin Doğu Perincek'i olmaya namzet cevval (!) bir genç! Provokatörlükte eski üstadını aratmayacak kadar atak ve cesur!


Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok… Irkçılık Darwinizmin iki hastalıklı çocuğundan biridir ve aynen komünist materyalizm gibi sömürgeci Batı kapitalizminin kucağında büyümüştür. Bu bakımdan ırkçılığın felsefesi bizim gibi doğu toplumlarına yabancıdır. Sosyal Darwinizme inanmak öncelikle evrim teorisine inanmayı gerektirir ki buda ateizme denk düşer. İşte tamda burada ateizmle haşır neşir olmuş Marksist solun içinden çıkan ve bugün ulusalcılık adı altında yüksek sesli ajıtatıf bir dil kullanan kesimlerin yolları sosyal darwinist ırkçılıkla kesişmek üzeredir. Bugün ulusalcı cephenin motorize gücünü temsil eden İP ve onun pravokatif başkanı Doğu Perincek Marksist Maoculuktan, Kemalist ulusalcılığa demir atmış gözüküyor. Tarihsel çelişkiler ve cepheleşmeler ile ulusalcı cephenin içinde yer alan şahısların hastalıklı kişilikleri de göz önüne alınırsa Türk milliyetçilerinin bu ulusalcı söylemlere ve yapılanmalara uzak durmaları tabiatları gereğidir.


Türk milliyetçiliği elbette kimsenin teklinde değildir. Ama Türk milliyetçiliği konjekturel bir savunma ideolojisi de ya da ülkemizi adeta bir iç sömürge haline getiren vurguncu ve ahlaksız düzeni koruma refleksi hiç değildir. Türk milliyetçiliği binlerce yıllık Orta Asya Türk mitolojisi ile Anadolu'da bin yılı aşkındır süren Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinin ortak kültürel bileşkesinden doğan sosyo-kültürel bir değerler dizisidir. Bu bakımdan Türk milliyetçiliği binlerce yıllık sosyo-kültürel bir medeniyet telakkisine tekabül eder. Yukarıda örneklerini verdiğim çılgınlık ve cinnet halinin böylesine devasa bir medeniyet telakkisine dayanan bir milliyetçi görüşü tahakküm altına almasına en başta biz Türk milliyetçileri müsaade etmemeliyiz. Yukarıda saydığım ırkçı-lümpen yapılanmalar kültürel olarak tam Batıcı, siyasal olarak ise militer bir diktatörlüğü özledikleri için Doğucudurlar. Kendi özel yaşamları ile Türk milletinin günlük yaşantısının tam olarak Batılı formlara uydurmaya kararlı olan ve bunun için Türk örf ve geleneklerine cepheden saldıran bu kesimlerin siyasal olarak Arap, Rus, Çin ve İran gibi doğuya ait toplumlarla ilişki geliştirme amacı gerçek bir paradokstur. Adlarına milliyetçi değil de ulusalcı demelerinin de esas gayesi yaşadıkları bu çelişkiden kaynaklanmaktadır. Çünkü onlara göre millet devlet tarafından devrimle inşa edilmiş (Kemalizm tarafından) topluluktur. Bunu adı da ulustur. Bu bakış açısına göre Türk milleti cumhuriyetle birlikte var olmuş inşa edilmiştir. Türk milliyetçiliğinin geleneksel dünya görüşüne göre ise Türk milleti binlerce yıllık tarihsel bir varlıktır. Milliyetçiler Türk milleti derken bugün yaşayan halktan değil binlerce yıllık tarihsel gelenek içinde oluşmuş milletten söz etmektedirler. Türkiye'deki ulusalcı ideolojiye göre Çin'de, Rusya'da, İran'da ve eskiden Irak'ta tek bir ulus vardı. Bu nedenle saydığım bu ülkelerde yaşayan tüm topluluklar yaşadıkları ülkenin ulus kimliğine sahip olmaları sebebiyle ülkelerine sadakat göstermek zorundaydılar. Bu nedenle Saddam'in Türkmenleri yok etme, asimile etme ve Türkmen ismini resmen yasaklaması Türkiye'deki ulusalcı zevat tarafından alkışlanırdı. Aynı şey bugün Çin Doğu Türkistan'ı, Rusya Türkleri ve İran Azerbaycan'ı içinde geçerlidir. Ulusalcılığa göre millet ancak ulusal pazarı oluşturan bir ulus devleti sınırları içinde var olur. Her devletin bir ulusu vardır. Oysa gerçek hiç de böyle değildir. Türk milletinin sınırları Adriyatik denizinden başlar Çin Seddi'ne kadar devam eder. Ancak Türk milleti bu büyük coğrafyada ondan fazla devlet altında yaşar. Bugün ulusalcı kesimin Irak Türkmenlerine sahip çıkmasının nedeni Türkiye ulus devletinin ve rejiminin bekası kaygısıyladır. Bu bakış açısına göre Irak Türkmenleri Türkiye'ye güneyden gelecek tehditler için bir tampondur. Onların Türk etnisitesinden olması bu tampon işlevini güçlendirecek bir avantajdır. Ulusalcıların bakış açısı budur! Yarın İran parçalanır ve Güney Azerbaycan sorunu ortaya çıkarsa aynı şey onlar içinde geçerli olacaktır. Bu içe dönük gerici perspektif Türk milliyetçiliğinin Türk Birlikçi emperyal vizyonuyla yüz yıldır çatışan bir ideolojik arka plana yaslanır.


Bu bakımlardan özellikle AKP iktidarına karşı gürültülü bir muhalefet yürüten ulusalcı zevatla ülkenin bekası hususunda bazı ortak kanaatler oluşması dışında Türk milliyetçilerinin ideolojik ve felsefi bir akrabalığı söz konusu değildir. Türk milliyetçileri bugün adına ulusalcılık denilen ve Marksist, Maocu ve bazı Kemalistlerin önderlik ettiği akımla arasındaki doku uyuşmazlığını her platformda kalın çizgilerle çizmek zorundadır. Son zamanlarda ortaya çıkan ve daha çok emekli subaylarca örgütlendiği açık olan Kuvaa-i Milliye gibi paramiliter yapılanmalar bu ulusalcı yapılanmanın doğal bir sonucudur. Türkiye'de bir Miloseviç yaratarak ülkeyi kanla bölmeye kalkışacak bu tehlikeli sürece dur diyecek yegane güç yine Türk Milliyetçileri olacaktır. Bir siyasi cehaletle üstadı olan başbakan Tayip Erdoğan Türk milliyetçilerini ırkçılık ve kafatasçılıkla suçlayacağı yerde, kafa keserek ülkenin kurtulacağını sanan bu paramiliter sosyal faşistlerle uğraşsın.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
Admin
Admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 293
Yaş : 26
Nerden : Eskişehir..
İş/Hobiler : öqrenci..
Lakap : chuckie xD
Kayıt tarihi : 03/10/08

MesajKonu: Geri: Bir ülkücünün bilmesi gerekenler!!!   Paz Ekim 05 2008, 11:35

her müslümanın okuması qerekio BENCE !!!

_________________
NéFRééD whéé AcıиıN BirLéşiмiyiм Bhén .. áqLáмáK FéLSéFéмм öLdüRмéq éqLénÇéмм ..



sick the réd.. ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ssml.yetkin-forum.com
 
Bir ülkücünün bilmesi gerekenler!!!
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ssml.forumotion.com xD :: Siyaset :: Milliyetçi Hareket Partisi-
Buraya geçin: